Son 2 Bölüme Yaklaşırken – WandaVision Tüm Teoriler!

Marvel Cinematic Universe denen külliyat, uzun bir aradan sonra WandaVision dizisi ile geri döndü. MCU’nun 4. fazını başlatan WandaVision, şu ana kadar yayınlanan 7 bölümünde hayranların kafasını çok karıştırdı. Elimizde bir sürü soru işaretine karşılık çok az cevap var.

Dolayısıyla kalan 2 bölümün bizi cevap bombardımanına tutmasını bekliyorum. Heyecanla izleyeceğimizden emin olduğum son 2 bölüme girerken, şu ana dek karşılaştığım tüm teorileri ise tek bir yazıda toplamak istedim. Tabii buradan sonrasının bol spoiler’lı olduğunu söyleyeyim. “Senaryo sızıntısı” şeklindeki rivayetlere de yazıda yer vermedim bu arada. Yani dizinin heyecanını kaçırmadan, beyin fırtınası yapacak ve sorulara cevap arayacağız!

wandavision created by wanda ile ilgili görsel sonucu
Öncelikle doğruluğu kanıtlanan verilere bir göz atalım. Sonrasında ise aklımızdaki sorulara karşılık gelen teoriler üzerinden ilerleyeceğim.

WandaVision dizisi, Avengers: Endgame’in hemen sonrasında geçiyor ve buradaki hikaye 2022’deki Doctor Strange in the Multiverse of Madness filmine bağlanacak. Filmde Elizabeth Olsen, Wanda rolüyle yer alacak. MCU’daki en mistik ve güçlü karakterlerin yer aldığı ve isminde “Multiverse” geçen bir filmde çoklu evrenler konseptinin işleneceğini tahmin etmek zor değil. Endgame’den sonra farklı bir zaman çizgisine atlayan Loki’nin hikayesini anlatacak dizi de bu filme bağlanacak. Multiverse tahminini oldukça güçlendiriyor bu bilgi de.

Doctor Strange’in bu sene içerisinde yayınlanacak üçüncü Spider-Man filminde de yer alacağını eklemek gerekiyor. Bu filmde, daha önce MCU dışındaki Spider-Man filmlerinde oynayan oyuncuların -yine aynı karakterlerle- yer alacağı da kesinleşti. Dolayısıyla elimizde multiverse konseptinin işleneceği ve tamamı birbirine bağlı bir süreç var.

Bir de tabii “mutant” mevzusu var. Disney’in Fox’u satın alması ile mutant ve mutantlardan oluşan X-Men ekibinin hakları da Marvel’a geçti. Çizgi romanlarda bir mutant olan Wanda, MCU’da gücünü Sonsuzluk Taşları’ndan alıyor. Kendisi ve kardeşi içinse mutant yerine “miracle” (mucize) kelimesi kullanıldığına tanıklık ettik sadece bir kere.

Son olarak 7. bölümde de öğrendik ki, en başından beri tahmin ettiğimiz üzere dizideki Agnes karakteri aslında çizgi romanlardaki Agatha Harkness’mış. Şimdi bu bizi ilk olarak şu soruya getiriyor:

Bu Dizinin Asıl Kötüsü Kim?

Son bölümde Agatha, kendini tanıtan intro’da gösterdi ki dizi boyunca gördüğümüz her şeyin arkasında o varmış. Agatha şu anda ana kötümüz, villian’ımız olarak görünüyor. Ancak bu tek başına yeterli değil.

Agatha, çizgi romanlarda Wanda’ya mentörlük yapan birisi. Aslına bakarsanız dizinin başlarında da bu şekilde davranıyordu. Birçok hayran, onun Wanda’yı Mephisto’dan koruduğunu düşünüyordu. Wanda’nın çocuklarının üzerine lavanta kokusu sıkmasını “lavantanın Şeytan’tan koruduğu” inancıyla birleştirilmesi gibi detaylar bu tahmini oluşturmuştu.

Mephisto mu?

Çoğu hayran bu dizide Marvel evreninin Şeytan’ı diyebileceğimiz Mephisto’yu görmeyi umuyor. Çünkü çizgi romanlarda Wanda’nın çocukları, Mephisto’nun ruhundan yaratılıyor aslında. Bununla ilgili, Agnes’in davranışlarındaki istikrarsızlıkla da birleşen bir teori var.

Agnes, özellikle de çocuklar doğana kadar Wanda’ya çok yardımcı oldu. Son bölümde ise çocukları evine çağırdı ve Wanda gittiğinde çocuklar orada yoktu. Agnes’in Mephisto’nun kontrolünde olduğu ve Mephisto’nun çocukları almasını sağladığı düşünülüyor.

Dizi içerisinde birçok Şeytan göndermesi bulunuyor. Quicksilver’ın Wanda’nın çocuklarına “unleash hell, demon spawn!” diye seslendiğini unutmamak lazım. Gizemli komşu Dottie’nin “Şeytan detaylarda saklıdır” demesine karşılık olarak Agnes’in “Sadece orada değil,” dediği bir sahne var mesela. Mephisto kontrolündeki Agnes’in söyleyebileceği bir şey bu. Ayrıca Agnes dizi boyunca kocası Ralph’ten söz ediyor ancak kendisini hiç görmedik. Dizinin esas kötüsünün Ralph çıkması kimseyi şaşırtmaz diye düşünüyorum.

Ayrıca detaycı hayranların yakaladığı ve WandaVision sitcom’unun arasındaki reklamlarda yer alan 666 detayları var. Soldaki biraz zorlama gelse de sağdaki televizyonda 6 rakamının bulunmaması enteresan gerçekten.

Cadılar Bayramı bölümündeki Coronet isimli sinema da kayda değer bir easter egg. Andrew Marvell‘in The Coronet şiiri içeriğinde Şeytan ve günah kavramlarını barındırıyor.

Tüm bunların yanında ise son bölümde Wanda bodruma inmeden önce gözünün takıldığı sinek de çok konuşuldu. Çünkü daha geçtiğimiz yıl yayınlanan bir çizgi romanda Mephisto’nun evrende ilk olarak bir sinek şeklinde görüldüğü açıklanmıştı. Birçok kişi bunun sinek değil cırcır böceği olduğunu söylese de, MCU’ya adaptasyonda böceğin türü pek önemli olmayacaktır diye düşünüyorum.

mephisto fly ile ilgili görsel sonucu

Şahsi fikrim ana kötünün Mephisto olmayacağı yönündeydi ancak bu teorinin ayakları yere basıyor. Çünkü Marvel, MCU popülerleştiğinden beri çizgi romanlarını da o tarafa yakınlaştırmaya çalışıyor. Hatta bunu öyle bir seviyeye getirdi ki “MCU’nun babası” diyebileceğimiz Kevin Feigei Marvel Studios’tan alıp Marvel Entertainment’ın bütün kreatif işlerinden sorumlu adamı yaptılar.

Kevin Feige başa gelmeden de etkiler hissediliyordu. Yayın hayatına daha 2008’de başlayan Guardians of the Galaxy çizgi romanını 2014’te sinemaya uyarladılar. Onun popülerliği ile çizgi romanlardaki önemi artarken hakları Fox’ta olan X-Men’in ise önemsizleştiği konuşuluyordu. Marvel Cinematic Universe’ün multiverse konseptini işlemeye yaklaştığı 2020 senesinde ise Mephisto’nun Marvel çizgi romanlarındaki önemini katbekat arttırdılar.

Şuradan da okuyabileceğiniz üzere, Avengers #38 ile Marvel evreninin tarihinde büyük değişiklikler yapıldı. Dünya’ya Celestial’lar ilk kez adım attığında Mephisto’nun yukarıdaki sinek olarak burada olduğunu gördük. Bu arada Mephisto için Beelzebub isminin de kullanıldığını belirtmek lazım. Kökeni gerçek hayatta çok eskilere dayanan, Şeytan için de kullanılmış ve Sineklerin Tanrısı anlamına gelen bir kelime. (dahası için: https://en.wikipedia.org/wiki/Beelzebub)

Sadece sinek olarak değil, tarih boyunca birçok farklı formda, birçok olayın arkasında Mephisto yer almış. Bu formların arasında köpekbalığı da var. Hatırlarsanız 6. bölümde izlediğimiz reklam, diğerlerinden çok farklı olarak korku/gerilim temasındaydı. Bir köpekbalığı bir çocuğa Yo-Magic isimli yoğurttan veriyordu ancak çocuk yoğurdu açamıyordu ve ıssız bir adada olduğu için de ölüyordu. Bu köpekbalığı referansı da Wanda’nın çocuklarını “magic’le” (büyüyle) yaratan Mephisto’ya ait olabilir.

Avengers #38 Rewrites The History Of The Marvel Universe (Spoilers)

Yoksa Nightmare mı?

Marvel şu ana kadar sinema filmlerinde adım adım ilerlemeyi seçti. The Avengers filmine gelmeden önce, önemli karakterlere solo filmler çekti. Thanos’a evrenin yarısını öldürtmeden yıllar önce after-credits sahnesinde gösterdi kendisini. Thanos taşları önce Loki veya Ronan ile toplamaya çalıştı. Tüm bu süreç 3 fazdan oluşan “The Infinity Saga”yı oluşturdu.

Bu adımlar, hem hayranları bu yazıdaki gibi teorilere boğuyor, hem de ortalama izleyicinin kafasının karışmamasını sağlıyor. İsmini bilmediğimiz yeni bir Saga’ya adım atmış ve çoklu evrenler gibi kompleks ve Disney+ dizilerine bağlanan bir konu işleniyorken, yine kafa karıştırmak istemeyeceklerini düşünüyorum. Hele ki Mephisto, çizgi romanlarda böylesine önemli, evrenin tarihini etkileyen bir rol elde etmişken kendisinin MCU’ya uyarlanmasında da benzer büyüklükte bir proje bekliyorum.

Dolayısıyla şu anda Agatha Harkness’ı kontrol eden, çocukları yaratan hatta Wanda’nın gerçekliğinde bile payı olan kişi Mephisto olsa bile, benim asıl villain oyum Nightmare’dan yana.

Nightmare da Mephisto veya -Doctor Strange filminde karşılaştığımız- Dormammu gibi Strange’le ve Ghost Rider’la yolu fazlasıyla keşişmiş olan bir villain. Kendisi Korku Lordları’ndan biri ve Rüya Boyutu’nun hükümdarı. Yani insanların rüyalarından enerji alıyor ve rüyaları kontrol etme gücüne sahip.

Doctor Strange in the Madness of Multiverse filminin korku ögeleri içerecek olması bu teoriyi güçlendiriyor. Tıpkı Şeytan kelimesi gibi, nightmare (kabus) kelimesini de WandaVision’da bolca duyduk. (İki tarafa da göndermeler yapan Marvel’ı ayrıca tebrik etmek gerekiyor tabii.) Örneğin Quicksilver, kardeşinin gerçeklikle oynayabilen güçlerini görünce “sende insanlara kabuslar göstermekten fazlası varmış” demişti. İyi Marvel izleyicileri Wanda’nın Age of Ultron’da Avengers üyelerinin zihinlerine girerek korkunç halüsinasyonlar görmelerine sebep olduğunu hatırlayacaktır.

Doctor Strange 2 filminden “kreatif farklılıklar” sebebiyle ayrılan ve ilk filmin de yönetmeni olan Scott Derrickson, ikinci filmde Nightmare’i kullanmak istediğini söylemişti. İlk filmde neden kullanmadıklarını ise “kabusların bir boyut oluşturması” kavramının kompleksliğine bağlamıştı.

Mephisto daha çok Şeytan ve kırmızı ile anılırken, Nightmare ise rüyalar ve yeşil ile anılıyor. Yeşil renk de dizi ve posterlerin arka planlarında fazlasıyla karşılaştığımız bir renk.

Posterin orta kısmı Hex’in içini gösteriyor. Wanda – Vision – Agnes üçlüsü dışında kalan kısım için yeşil bir duvar resmi seçilmiş. Vision ile Agnes’in tam arasına dikkatlice bakarsanız bir Şeytan figürü bile görebilirsiniz. Nightmare hakkında daha fazla easter egg için buraya bakabilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=9wJT1lu8qP0

Yoksa Wanda mı Düşman?

WandaVision’da esintilerini hissettiğimiz meşhur bir çizgi roman hikayesi var: House of M. Wanda’nın çocuklarının acısından dolayı yeni bir gerçeklik yarattığı, sonra ise sinirlenip mutant nüfusunun yüzde 90’ını sildiği, yani Wanda’nın adeta çıldırdığı bir hikaye bu. E malum, WandaVision’daki Hex’in yaratılma sebebi de Wanda’nın üzüntüsünden kaçmak istemesi aslında. Fakat bu yeni gerçekliğinde de başı beladan kurtulmadı ve depresyona girdi. Yani House of M’e yakın bir şeyler izliyoruz.

Wanda’nın Hex’i yaratması onu zaten SWORD yöneticisi Hayward nezdinde villian haline getirmişti. Wanda buna alışkın açıkçası. Kendisiyle ilk karşılaştığımızda Baron Strucker’a (HYDRA) çalışıyordu, sonra Ultron’la işbirliği yapmıştı. Tüm olanlardan sonra bir Avenger olmayı başarsa bile Lagos’taki hatası (Civil War) sebebiyle Dünya onu villian olarak gördü. (Düşününce sadece Vision’ın ölmesi değil, başka birçok sebep var Wanda’nın mental sağlığının bozulmasında.)

Wanda’nın 7. bölümde Monica Rambeau’nun “kendini villain yapma” cümlesine “belki zaten öyleyimdir,” diye karşılık vermesi de “Dizinin gerçek kötüsü Wanda” teorisini iyice yükseltti. Wanda’nın çıldırıp gerçeklikte yaratacağı hasarın Doctor Strange 2’ye taşınabileceği söyleniyor. Buna antitez teori ise esas kötünün bir sorun yaratacağı ve Doc 2’de bunun Strange – Wanda işbirliği ile çözüleceği. Hangisi olursa olsun Doc 2’nin finalinde Wanda yine “iyiler” tarafına dönüş yapacaktır muhtemelen.

“Esas kötü Wanda” teorisini güçlendiren olgulardan biri de kasabadaki insanların acı çekiyor olmasıydı. Vision iş arkadaşını ayılttığında da gördük bunu, çamaşır asarken gözünden yaş damlayan kadında da. Ancak şimdi buradaki tek büyülü gücün Wanda olmadığını öğrendiğimize göre, bu durum değişebilir.

Peki Kötülerin Amacı Ne?

Mephisto’nun çocukları çalma durumundan bahsettik, bunu geçiyorum. Bence Wanda’nın güçlerinin sorgulandığı kısımlar oldukça önemli. Sadece başkaları tarafından değil, Wanda’nın kendini sorguladığını da gördük.

Neden burada? Burayı nasıl yarattı?

Ne biz, ne de kendisi biliyor cevapları. Hatta düşmanların da onun ağzından laf almaya çalıştığı düşünülüyor. Hatırlarsanız köpekleri Sparky öldükten sonra çocuklar ona “ölüleri canlandıramaz mısın anne?” diye sormuşlardı ve hayır yanıtı geldiğinde Agnes şaşırmıştı. Sparky’i Agatha’nın öldürdüğünü biliyoruz. Yani bunu Wanda’nın ölüleri diriltip diriltemediğini öğrenmek için yapmış olabilir.

Pietro’nun kasabaya gelişi de Sparky’nin ölümünden sonra oldu. Bir teoriye göre, Agnes aslında kasabaya Aaron Taylor-Johnson’ın oynadığı Quicksilver’ı getirmek istiyordu ancak Wanda’nın ölüleri diriltemediğini öğrenince vazgeçti.

Yeni gelen Pietro da Wanda’yı bolca sorguladı. “Çocukları şimdiye kadar nereye sakladın?” diye sormuştu mesela Cadılar Bayramı bölümünde. Sanki herkes Wanda’nın güçlerini ve sınırlarını öğrenmeye çalışıyor gibi.

Bu Pietro Hangi Pietro? Multiverse’ten mi Geldi?

Kasabaya gelen Pietro, Fox’un elindeki X-Men filmlerindeki mutant Quicksilver rolündeki Evan Peters tarafından canlandırılıyor. Bunun sadece hayranları heyecanlandırmak için yapılan bir re-casting olduğunu savunanlar olsa da büyük çoğunluk Quicksilver’ın X-Men evreninden geldiğini savunuyor.

Aslına bakarsanız yukarıdaki “ölüler dirilmeyince başka Pietro geldi” teorisi bunu güçlendiriyor. Üstelik 7. bölümde multiverse’e dair bir ipucu da gördük reklamda: Nexus.

Wanda’nın depresyonda olduğu bölümde; içildiğinde sizi “istediğiniz gerçekliğe” götüren bir antidepresan reklamı gördük. Bu Hex’e bir gönderme gibi görünse de aslında dahası var: Marvel çizgi romanlarında gerçeklikler arası geçiş sağlayan bir geçit olan Nexus of All Realities.

Daha önce Thor: Dark World’de Erik Selvig‘in tahtasında bir easter-egg olarak yer alan Nexus, belki de şu anda bulunduğumuz Hex’in ta kendisi. Böyle bir geçit noktasının altıgen olması teoriyi kuvvetlendiriyor. Hatırlarsanız Guardians of the Galaxy’de uzay gemileri ile ışınlanılan sistemde de hep altıgen şekil kullanılıyordu.

thor dark world nexus of all realities ile ilgili görsel sonucu

Tabii ki bu teoriyi asıl kuvvetlendiren olay Pietro’nun ta kendisi. Wanda’nın kardeşi MCU’da bulunamayınca, Nexus aracılığıyla başka bir evrenden (bkz. Fox) getirilmiş olabilir. Şu ana kadarki tavır ve hareketlerinin gördüğümüz hiçbir Quicksilver’a benzememesi ise Agatha’nın kontrolünde olması ile açıklanabilir.

Ama burada bir soru işareti daha var. Pietro karmaşık anılara sahipti, Wanda’nın Hex’teki çocukları gizlediğinden haberdardı ve Vision’ın öldüğünü de biliyordu. Bunların sadece Agatha’nın kontrolünde olmasıyla açıklayabileceğimizi düşünmüyorum. Birçok hayran da düşünmüyor ki, kendisinin Nightmare veya Mephisto çıkacağını söylüyorlar. Zaten tamamen Agatha’ya hizmet etse, burada Monica’yı direkt durdururdu değil mi?

wandavision after credits ile ilgili görsel sonucu

Köpekbalığı reklamını ciddiye almalıyız demiştik dimi? Şu “little dude” repliği de tesadüf olmayabilir mesela:

Yani Şimdi Pietro Mutant Mı? Sonunda MCU’da Bu Kelimeyi Duyacak Mıyız?

Diyelim ki Fox X-Men’inden geliyor bu Pietro. O zaman son 2 bölüm içerisinde “mutant” kelimesini duyma ihtimalimiz var mı? Pek sanmıyorum.

Mutantlar, Marvel çizgi romanlarında önemli bir yere sahip. Ancak bu da adaptasyonlarını zorlaştırıyor. Çünkü “mutant geni”ne sahipseniz mutant olabiliyorsunuz. Ve Dünya’nın birçok yerinde mutantlar mevcut. Böylesine kapsamlı bir olayı bir anda dahil etmeleri zor görünüyor, ki Kevin Feige de 4-5 yılımızı alabilir demişti. Yani Pietro multiverse’ten gelmiş olsa bile mutant kelimesini duyacağımızı düşünmüyorum, sırf fan-service için yapılmaya değecek bir iş değil bence.

Yine de mutantlar tease ediliyor olabilir. “Deli mi dahi mi” denilebilecek bir hayran, dizideki Strücker saatleri reklamındaki saatlerle bayrak semaforu sistemini birleştirerek X-MEN kelimesine ulaşmış.

Monica Mutant Mı?

Buradan Monica’nın nasıl güç kazandığı sorusuna geliyoruz. Hex’le 3 kere temas eden Monica artık süper güçlere sahip çünkü DNA’sı değişti. Gen değişikliği akıllara yine mutantları getiriyor tabii. Hex’le temas eden herkesin genlerinin değiştiği ve mutantların Dünya’ya buradan yayılacağını düşünen bir hayran teorisi mevcut.

Bu teoriyi güçlendiren hoş bir detay ise 2021 sonunda çıkması beklenen Ms. Marvel dizisi. Çizgi romanlarda Inhuman olan Ms. Marvel’ın MCU’da mutant olarak lanse edileceği ve bunun tıpkı Monica gibi Hex kaynaklı olacağı söyleniyor. Çünkü Ms. Marvel zaten Hex’in bulunduğu New Jersey’de yaşayan bir karakter. Kendisinin Monica Rambeau’yla birlikte Captain Marvel 2 filminde de yer alacak olması teoriyi destekliyor.

Şahsen koskoca mutant geninin Hex’e bağlanacağını düşünmüyorum. (Bu görüşüm sürpriz cameo’nun gelişi ile değişebilir.) Bu teoriyi okumadan şahsi düşüncem Monica’nın Kree veya Skrull’lar ile olan bağı sebebiyle yaşadığı bir anomalinin, Hex ile açığa çıkması şeklindeydi. Biliyorsunuz kafaları pek karıştırmak istemeyen ve aslında solo filmlerde ayrı birer “dünya” kuran Marvel, bunu pek bozmuyor. Dolayısıyla Captain Marvel “dünyasında” yaşananların Kree-Skrull ırklarına bağlanması daha mantıklı geliyor bana. Ms. Marvel’ın güçlerini aldığı Inhuman ırkını Kree’lerin yarattığını ama MCU’nun gelecek planında Inhumanlara dair bir şey duymadığımızı da not düşeyim.

Sürpriz Cameo Kim?

WandaVision dizisinin belki de en çok merak edilen sorusuna geldik. Elizabeth Olsen’ın “WandaVision’da Mandalorian’ın sonundakine benzer, çarpıcı bir cameo var” açıklamasıyla coşan, “ya kesin Doctor Strange’ten bahsediyor” veya “Pietro’yu kastetti abi” düşünceleri ile sönen bu heyecan, tekrardan arttı. Çünkü bu sefer de Paul Bettany konuştu.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Doctor Strange 2’ye bağlanacak olan ve Benedict Cumberbatch’in galasına da katıldığı bu dizide, Strange görünmezse şaşırırız asıl. Onu listeden eliyorum. Paul Bettany’nin anlattığına göre ise “Harika hayran teorileri var, ancak hala hiçbirinde tahmin edilemeyen bir karakter var.” Evan Peters’ın dizide yer aldığı haberleri de dizi yayınlanmadan çok önce çıktığı için Pietro seçeneği de eleniyor.

Tek ipucumuz, Bettany’nin “Hep çalışmak istediğim bir oyuncuyla çalıştım,” demesi. Bettany’nin önceki röportajlarını irdeleyen hayranlar, kendisinin Al Pacino ve Robert De Niro hayranı olduğu öğrenmiş. Bu bilgi ile Al Pacino’nun oynadığı bir Şeytan aka Mephisto’ya yükselmemek elde değil!

Bir başka tahmin ise Magneto (ki çizgi romanlarda Wanda & Pietro’nun öz babası) veya Professor Xavier’ı göreceğimiz şeklinde. Her ikisi de Fox evrenindeyken usta isimler tarafından canlandırılıyordu.

Gizemli Aerospace Engineer Kim?

Bu heyecan dolu sürpriz cameo’dan, benzer bir etkiyi beklediğimiz aerospace engineer’a geçiyorum. Daha önce bu konuda listeyi 3’e indirmiştim: http://farklievren.com/2021/02/wandavisionin-aerospace-engineeri-kim/

“E, son bölümde Monica’yı karşılayan hava kuvvetlerinden Major Goodner değil miydi o kişi,” diyorsanız, ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Çünkü kendisi ne MCU’da ne çizgi romanlarda karşılaştığımız biri değil ve Teyonnah Parris’in iddialı açıklamasını asla karşılamıyor:

i can't wait y'all reaction when you find out who the mysterious aerospace engineer is ile ilgili görsel sonucu
“Aerospace engineer’ın kim olduğunu öğrendiğinizdeki tepkinizi görmek için sabırsızlanıyorum”

Bu konudaki tahminlerimin olduğu yazıyı okuduysanız, Reed Richards ihtimalinin düşüklüğünden bahsediyorum. Fakat bu açıklama beni Richards’a çok yaklaştırdı. Çünkü açıklamaya göre aerospace engineer’ı görmemize gerek yok; Goodner gelip “araç için de Richards’a teşekkür etmeliyiz” derse her şeyi açıklamış oluyor. SWORD’un Astronot Eğitim Programından da boşuna bahsedilmemiş olur böylece. Baya baya Fantastic Four’un orijinine dair ilk adımları görmüş oluruz.

Tabii hala karakterin Talos’un kızı olma ihtimali var. Şekil değiştirip Goodner haline gelmiş olabilir. Doctor Strange 2’den önce after-credits’inde şekil değiştirmiş Skrull’lardan haberdar olduğumuz Spider-Man: Far From Home’un devam filmini izleyeceğimizi unutmamak gerek. Astronot programı Fury’nin burada bulunduğu SWORD üssüyle bağlantılı da olabilir. Nick Fury’nin SHIELD’ı Talos’a yönettirirken aslında SWORD’un başına geçtiğine dair bir teoriyi de akıllara yazmak lazım.

Son Olarak: Bu SWORD ve Hayward Ne Ayak?

Birçok teori var bu noktada. Hayward’ın tam rütbesini bilmiyoruz, bu bizi SWORD da Fury’nin altında teorisine götürüyor. Hayward’ın Vision’ın peşinde olduğunu, onu SWORD için silah haline getireceğini öğrendik. “Aslında Hayward Ultron’muş”a varan beyin fırtınaları yapılıyor bu noktada. Hatta ve hatta SWORD, AIM çıkabilir teorisi var, şuradan okuyabilirsiniz: https://www.theverge.com/2021/1/29/22256372/wandavision-episode-4-explainer-monica-jimmy-woo-aim-modok-mephisto

Nick Fury demişken, Far From Home’un after credits’ine dönelim tekrar. “Şeytan” yine detaylarda saklı gibi.

Zamansal olarak Far From Home, WandaVision’ın ilerisinde yer alıyor. Yani bu astronotlar – Skrull’lar – Fury ve SWORD denklemi, Hex’i de içine katan büyük bir olay örgüsüne dönüşebilir. WandaVision’dan önce geçen bir filmde bakalım şimdi de. Altıgen şeklindeki kitaplıktaki kayıp parça, Agatha Harkness’ın eline geçmiş olabilir mi?

Sonuç olarak elimizde aşırı emek verilmiş 7 bölümlük bir iş ve bolca kafa karışıklığı var. Hex’i nasıl yarattığını bilmeyen bir Wanda, içeride Wanda’ya karşı oyunlar oynayan bir Agnes, gizemli komşu Dottie, hangi evrenden geldiği anlaşılmayan bir Pietro ve her şeyin arka planındaki gizemli bir düşman derken; “Bu Hex, Wanda’nın Vision’ın ölümüne üzülüp yarattığı bir gerçeklik” bile diyemiyoruz! Şu anda Wanda da Agnes de başkalarının kontrolünde ise buna şaşırmayacak durumdayız.

“Hex’in, dolayısıyla Nexus’un kurulması için Mephisto Wanda’nın aklına girdi” teorisi ile “Aslında Fox evreninde oluşan bir geçit soruna yol açtı ve en sonunda Magneto gelecek” gibi uçuk bir teorinin de gerçekleşebileceği bir noktadayız. Gerçekten tek yapmamız gereken “Please Stand By” yazısına itaat ederek sadece beklemek ve hangi tahminlerin karşılık bulacağını seyretmek.

Yazıyı sevdiyseniz, haftalık incelemelere de bekleriz: