Biz Gerçekten Böyle Miyiz? – Biz Böyleyiz İncelemesi

Biz Böyleyiz, Caner Özyurtlu’nun yönettiği ve tam olarak 6 ay önce vizyona girmiş bir film. Türünden falan bahsetmeme gerek olduğunu düşünmüyorum çünkü bugün saat 11:00 itibariyle Netflix’te izlenmeye hazır olacak. Yani bolca Emre-Gökçe sevgisine, Melikşah-Caner Özyurtlu övülmesine ve Hümeyra hayranlığına hazır olun derim değerli sosyal medya kullanıcıları.

Bu yazı aslen Haziran 2020’de farklievren.com adresinde yayınlanmıştır.

Okulların kapalı olduğu, #EvdeKal’ın az buçuk devam ettiği şu süreçte Netflix hayatımızda oldukça büyük bir yer kaplıyor. Netflix’e yeni eklenen bir şey ana sayfamızda kocaman yer kaplıyor, izlenene kadar gitmiyor. Bu bazen iyi, bazen kötü sonuçlara yol açıyor. Ölümlü Dünya mesela internete düştükten sonra popüler oldu, Cinayet Süsü’nü sinemada izleyemeyenler Netflix’ten tüketiverdi. Ama bize ne sunsa hayır diyemediğimiz Netflix, kalite çıtasını da oldukça düşürdü. Birçok vasat ve yavan iş hızla tüketilip yok yere övgü kazanmaya başladı.

Peki Biz Böyleyiz de o filmlerden biri mi?

Kesinlikle hayır. Türkiye sinemasının ve Netflix filmlerinin ayrı ayrı ortalamasını da aldığımızda Biz Böyleyiz ikisinin de üzerinde kalıyor. Şahsi IMDB puanlarımda 8 yıldız verdiğim, eli yüzü düzgün, keyifli vakit geçirten bir film. “Sımsıcak bir hikaye” denir ya, tam olarak öyle. Komedi ve dramın iç içe geçtiği bir arkadaşlık hikayesi. “Bu filmin sinemada izlenmesi gerekiyor” diyerek seçim yapan biri olarak sinemada izlemiştim çıktığı zaman. Ancak bunun farklı bir sebebi vardı, anı yakalamak.

Çünkü filmi Caner Özyurtlu yönetiyor. Senaryosunu Özyurtlu yazmış ama oluşum aşamasında yakın arkadaşları Melikşah Altuntaş ve Berrak Tüzüntaç’ın katkısı var. Kadrosu da Hümeyra’nın katkısıyla inanılmaz bir seviyede zaten. Tüm bu karışımın meydana ne getirdiğini merak ederek gitmiştim. Bu merakımı Caner’in kanalı körüklemişti tabii ki. Yüksek sinema bilgisine sahip olduklarını bildiğimiz ve sürekli farklı işlerle karşımıza çıkan Caner – Melikşah ikilisi, 2019’da sosyal medya güçlerini iyice arttırdılar. Melikşah’ın linklerden ulaşabileceğiniz sinema programı, podcasti ve Instagram’ı zaten harika; Caner de Youtube ile ona katıldı.

Yükseliş Başlıyor

Sosyal medya popülerlikleri ve arkadaş kitlelerinin de katkısıyla sonunda akıllarındakine en yakın işi hayata geçirebildi bu ikili. Bütün bunlar olduğunda ama Melikşah’ın yanılmıyorsam 100 bin takipçisi bile yoktu. Sonra Covid-19 oldu. Sonra evlere tıkıldık ve Mücbir Sebepler başladı. Ve inanır mısınız bilmiyorum ancak @meliksahtas hesabı Ocak’tan beri 200 bin takipçi kazandı.

Şimdi bu film bambaşka bir şekilde, daha önce yapılmamış bir marketing ile vizyona girebiliyor bile diyebiliriz. Artık Boran Kuzum da, Meriç Aral da, Berrak Tüzünataç da, Caner Özyurtlu da, Melikşah Altuntaş da öncekinden katbekat daha popüler. Belki de birkaç gün önce Twitter’da saçma sapan Erkenci Kuş’un övüldüğü derecede Biz Böyleyiz övebilecek bir kitle var ellerinde. Coğrafya kaderdir tabusunu yıkan bir film diye başlık görürsek şaşırmayalım yani.

Yanlış anlaşılmasın, Gaye Su’ya yapıldığı gibi linçlemeyeceğim bu popülerliği. Hatta aksine müthiş bir şey şu anda. Birçok kişinin “eğlenceliydi işte” diye izleyip geçebileceği bir film gibi gözükse de içinde çok güzel ufak detaylar barındırıyor – ve hayır, Melikşah’ın cameosundan bahsetmiyorum.

Çok güzel bir gelenekçilik – çağdaşlık çatışması var mesela filmde. Özge Özpirinççi ve Şebnem Bozoklu’nun karakterleri üzerinden yaratılıyor bu çatışma. Öyle ki, eski sevgilisi ile içmeye gidip orada kalabilen bir eşi ve büyüdüğünde adına karar verebilecek bir bebeği var Özge’nin.

En Azından Birileri Böyle

İşte bu, sadece böyle kişiler film yapabildiğinde görebildiğimiz bir şey. Yazının başında bahsettiğim Türkiye sinemasının ortalaması, tabii ki halkın geneline yönelik iş çıkarıyor. Ancak bu ortalamanın dışında olan, Özge’nin karakteri Efsun gibi olanlar var ve onları sinema perdesinde görebilmek harika bir duygu. Biz Böyleyiz’in Netflix’in ana sayfasına düşmesiyle elde edeceği rakamlar bu görünürlüğü arttırması ve böyle filmlerin çekimine teşvik etmesi açısından oldukça önemli.

Birkaç paragraf önce kazanılan popülerlikten rahatsız oluyor gibi durmamın da bir sebebi var aslında. Melikşah ve Bartu’nun oldukça kaliteli işler çıkaran bir ikiliyken böyle tanınmalarına sitem ediyorum aslında. Sitemim onlara değil, Mücbir Sebepleri izleyip günün sonunda bir Bant Mag Sinema Programı veya Bartu Ben izlemeyen insanlara.

Sonuç olarak, Netflix’iniz varsa Biz Böyleyiz müthiş bir hafta sonu filmi. Onu izledikten sonra vaktiniz kalırsa -ve bu yazının da sonuna ulaşabildiyseniz- bir BantMag Sinema Programı izlemenizi gönülden tavsiye ederim. Meriç Aral’ın Teras Noir podcastine ve Caner’le Berrak’ın yer aldığı Crossover Talks’a da göz atabilirsiniz. Bir başka incelemede görüşmek dileğiyle.

Yazıyı sevdiyseniz, podcastimize de bekleriz: